Gönderen: camimiz.com ditib.net DİTİB Recklinghausen | 07/09/2010

Bayram namazı ve diğer hususlar

İLMİHAL İMAN VE İBADETLER – BAYRAM NAMAZI

1 – Bayram Namazının Şartları

Bayram namazı, biri ramazan bayramında diğeri kurban bayramında olmak üzere yılda iki defa kılınan iki rek`atlık bir namazdır.
Bayram namazı Hanefî mezhebinde, cuma namazının vücûb şartlarını taşıyan kimselere vâciptir.
Şâfiî ve Mâlikîler’e göre müekked sünnet, Hanbelîler’e göre ise farz-ı kifâyedir.
Cuma namazında hutbe sıhhat şartı olduğu halde, bayram namazında sünnettir.
Yine hutbe cuma namazında namazdan önce, bayram namazında ise namazdan sonra okunur.
Şâfiîler’e göre kadınlar da bayram namazı ile yükümlüdürler. Şu var ki bu namazın cemaatle kılınması şart olmayıp, münferiden de kılınabilir, fakat camide cemaatle kılınması daha faziletlidir.
Ramazan Bayramı namazına fıtır bayramı da denmektedir.

2- Bayram Namazının Kılınış Şekli

Bayram namazının diğer namazlardan kılınış bakımından farkı, bunun her rek`atında üçer fazla tekbir olmasıdır. Bu fazla tekbirlere “zâit tekbirler” denir. Bu ilâve tekbirler vâcip olup birinci rek`atta kıraatten önce, ikinci rek`atta kıraatten sonra alınır. Tekbirle birlikte eller kaldırılır ve yanlara bırakılır (ref` ve irsâl). İlk rek`atta iftitah tekbirinden sonra eller bağlanır (itimâd) ve “Sübhâneke” okunur. Bundan sonra imamla birlikte zâit tekbirlere geçilir. İmamın tekbiri diğer tekbirlerde olduğu gibi sesli, cemaatin tekbirleri ise alçak sesle olur. Allahüekber denilerek eller kaldırılır ve yanlara salınır, üç kere “sübhânellah” diyecek kadar beklendikten sonra yeniden tekbir alınır; aynı şekilde eller kaldırılır, yanlara bırakılır ve biraz beklendikten sonra bu rek`attaki zâit tekbirlerin sonuncusu olan üçüncü tekbir alınır ve bu defa eller bağlanır. Cemaat susar, imam gizlice eûzü ve besmele çektikten sonra açıktan okumaya başlar. Fâtiha’dan sonra bir sûre daha okur, rükû ve secdeden sonra ikinci rek`ate kalkılır. İkinci rek`atta imam, Fâtiha ve arkasından bir sûre okuduktan sonra üç defa tekbir alınır ve eller yanlara salıverilir. Dördüncü tekbir rükûa geçiş tekbiri olup bu tekbirle rükûya gidilir ve namaz tamamlanır. Diğer mezheplerde tekbir sayısı ile ilgili farklı uygulamalar da vardır.
Görüntülü uygulamayı izlemek için tıklayınız: Bayram Namazı Video

3 – Özetle Bayram Namazı Nasıl Kılınır?

1- Önce Niyet ettim vâcib olan bayram namazını kılmağa, uydum hazır olan imâma diye niyet ederek, namaza durulur. Sonra Sübhâneke okunur.
2- Sübhânekeden sonra eller üç defa tekbîr getirerek kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde iki yana bırakılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmâm önce     Fâtiha, sonra bir sûre okur ve beraberce rükûa eğilinir.
3- İkinci rekatta, imam önce Fâtiha ve bir sûre okur. Sonra iki el üç defa tekbîr getirerek kaldırılır. Üçüncüde de yanlara bırakılır. Dördüncü tekbîrde elleri kulaklara kaldırmayıp, rükûa eğilinir.

4- Bayram Hutbesi

Namazdan sonra imam minbere çıkar ve hiç oturmaksızın hutbe okur. Cuma hutbesindeki hamdü senâya bedel olarak bu hutbede, Allâhü ekber, Allâhü ekber; lâ ilâhe illellâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd der, cemaat bu tekbirlerde imama eşlik eder. İmam, cuma hutbesinde olduğu gibi, hutbeyi iki hutbe yapıp arasını kısa bir oturuşla ayırır. Hutbe esnasında cuma namazında olduğu gibi, edeple oturup dikkatle dinlenmelidir.

5 – Bayram Namazının Vakti

Bayram namazına giderken yolda tekbir getirilir. Bu tekbirler ramazan bayramında sessiz, kurban bayramında ise açıktan yapılır. Camiye varıldıktan sonra her ikisinde de namaz vaktine kadar hep birlikte tekbir alınır. Camide vaaz ediliyorsa oturup sessizce dinlenir.
Bayram namazının vakti, güneşin doğuşu sırasındaki kerâhet vaktinin çıkmasından sonradır. Yani güneşin doğmasından yaklaşık 55 dakika sonra vakit girmektedir. Güneş doğup kerahet vakti çıktıktan, yani güneş bir mızrak boyu yükseldikten sonra başlar zeval vaktine yani güneşin gökyüzünün ortasından batıya doğru hareket etme zamanı, gün ortası/öğle vaktinin girmesine yakın bir zamana kadar devam eder. Ama bu hususta, Kurban Bayramı namazını kerahet vakti çıkınca hemen kılmak, Fıtır Bayramı namazını ise biraz geciktirmek efdaldir.

6 – Bayram Namazının kazası olur mu?

İmam bayram namazını kıldırdıktan sonra vakit çıksın, çıkmasın Müslümanlardan bir kısmı namaza yetişememişse, artık onu ne yalnız başlarına, ne de cemaat halinde kaza edemezler. Buna ek olarak; Feteva-ı Hindiyye’de de: “Ramazan Bayramı Namazı’nı, özürsüz olarak ikinci güne te’hir etmek caiz değildir. Kurban Bayramı Namazı’nı birinci gün eda etmeye mani bir özür bulunursa; imam ve cemaat tarafından ikinci veya üçüncü günde de kılınabilir. Bundan sonra kılınamaz. Hiçbir özür yokken, ertesi güne bırakılmış olsa edası yine caizdir. Ancak bu kötü bir iştir. Bayramın ikinci gününde de, Bayram Namazı’nın vakti, aynen birinci günündeki vakti gibidir.” hükmü kayıtlıdır. Dikkat edilirse; Ramazan Bayramı Namazı; meşru bir özür olduğu zaman ikinci günü de edâ edilebilir. Üçüncü gün caiz olmaz. Kurban Bayramı namazı ise; meşru özür olduğu zaman; ikinci ve üçüncü günde de edâ olunabilir. Daha sonra edâ etmek mümkün değildir. Şurası da bilinmelidir ki; “Bayram Namazları” ferdi olarak (Yani tek başına) edâ da olunamaz, kaza da edilemez. Ancak edâsının şartlarına riayet edilerek cemaatle kılınabilir.

7 – Bayram Günü Mendupları (dinimizin güzel gördüğü şeyler)

Bayram sabahında erken kalkmak, yıkanmak, gusletmek; misvak kullanmak, ağızı temizlemek; güzel koku sürünmek; en güzel elbisesini giyinmek; Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek için sevinçli ve neşeli görünmek menduptur. Ayrıca: Ramazan Bayramı’nda sabahleyin camiye gitmeden önce tatlı bir şey yemek.

Abdullah b. Büreyde (r.a.)’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (s.a.v.), Ramazan bayramı günü bir şey yemeden namaza çıkmaz, Kurban bayramında ise namaz kılıncaya kadar bir şey yemezdi.” (Buhârî, Iydeyn: 4; Muvatta, Iydeyn: 3)
Varsa bunun hurma olması ve bir, üç, beş gibi tek adetli olması; Kurban Bayramı’nda kurban kesecek kimsenin onun etinden yemesi için namazdan önce bir şey yememesi güzel bir davranıştır.
Ali b. ebî Tâlib (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Bayram namazına yürüyerek gitmek ve namaza çıkmadan bir şeyler yemek sünnettendir.” (Buhari, Iydeyn: 7)
Sonra namaza erken davranıp sabah namazını mahalle mescidinde kılarak bayram namazı için, varsa namazgâha ve büyük camiye gitmek; namaza giderken Ramazan Bayramı’nda içinden ve Kurban Bayramı’nda açıktan tekbir getirmek; dönüşte mümkün ise başka yoldan gelmek;
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) bayram günleri namazgaha bir yoldan giderse başka bir yoldan gelirdi.” (Buhârî, Iydeyn: 24)
Mü’minlere rast geldikçe güler yüzlü olmak ve tatlı söz söylemek; gücü yettiğince çok sadaka vermek menduptur. (Meraku’f-Felah, İstanbul 1327, 158).

8 – Kurban Bayramına Özel Uygulama – Teşrik Tekbirleri

Peygamberimizin, kurban bayramının arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın 4. günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dahil olmak üzere (toplam 23 vakit namazında) farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler bulunmaktadır. Her farzın selâmından sonra teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek ve seferî veya mukim ayırımı olmaksızın her mükellefe vâciptir. Teşrik günlerinde kazâya kalan namaz, yine o günlerde kazâ edilirse teşrik tekbirlerini de kazâ etmek gerekir. Bunun dışında teşrik tekbirleri kazâ edilmez.

“Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diye tekbir getirilir ki, buna “teşrîk tekbiri” denir. Anlamı şöyledir: “Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur”. Tekbirlerin bu şekli Hz. Ali ve Abdullah b. Mes’ûd (r. anhümâ)’ya dayanır.

9 – Bayram günü şunları yapmak sünnettir:

1-Erken kalkmak.
2-Gusül abdesti almak.
3-Misvâk kullanmak.
4-Güzel koku sürünmek.
5-Yeni ve temiz elbise giyinmek.
6-Namazdan önce tatlı yemek.
7-Yüzük takmak.
8-Câmiye erken gitmek.
9-Giderken tekbir söylemek.
10-Müminlere selâm vermek.
11-Güler yüzlü olmak.
12-Müminlerle bayramlaşmak
13-Fakirlere sadaka vermek.
14-Dargınları barıştırmak.
15-Akrabayı ziyâret etmek.
16-Din kardeşlerini ziyâret etmek.
17-Ziyârette hediye götürmek.
18-Kabirleri ziyâret etmek.
19-Misâfirlere ikram etmek.
20-Çok duâ ve tevbe etmek.
Kaynak: Bayram ve Bayram Namazları (Ömer Nasuhi Bilmen)

10 – Bayram günlerinde vesair günlerde el öpmek

Dini olmasa da örfi bir adet olan el öpmek, genellikle türki milletlerde yaygındır. Sağ el ile eli öpülecek kişinin sağ eli tutulup önce elin üstü öpülüp daha sonra alna koymak kültürümüzde saygının bir çeşididir.
Çocukların, büyüklerin kişilerin ellerini öpüp onlardan takdir, para veya hediye beklemesi hoş bir beklentidir. Ancak, herkesin eli öpülmez. Ana-babanın, bir de âdet olduğu için yaşlı akrabaların elini öpmek caizdir. Hocanın, alimlerin ellerini öpmek izin verildiği takdirde öpülebilir, ancak Peygamber efendimizin uygulaması olmadığından ve büyüklenme hissi verdiğinden dolayı birçok hocalar ve alimler ellerinin öpülmesine izin vermemektedirler, bu anlayışla karşılanmalıdır ve ısrarcı olunmamalıdır.
Kendine  yabancı erkeğin, erkek de yabancı kadının, zaruret olmadıkça, elini öpemez.

11- Çeşitli hususlar

Ramazan ayına has sadaka olan fıtır sadakası, bayram namazı kılınmadan önce muhtaçların eline ulaşması ve bu yardımla ihtiyaçlarının giderilmesi ve onların da bayrama hazırlık yapmalarına imkan vermek efdaldir.
Bayram günlerinde yeni ve temiz elbiseler giyilip hoş kokular sürünmek Peygamber Efendimizin sünnetlerindendir.
Bayram günlerinden önce veya bayram günlerinde küs olanların barışması ve helalleşmesi müslümana yaraşır bir harekettir, zira bayramda küs durulmaz.
Hususiyetle Ramazan Bayramı sabah namazından önce cemaatle birlikte kahvaltı yapmak birlik ve beraberlik açısından kaynaştırıcı olmaktadır.
Bayram namazı cemaatle camide kılındıktan sonra, dağılmadan caminin içerisinde imamdan başlayıp tüm cemaatle müsafaha tebrikleşme ve tokalaşma yapmak güzel adetlerdendir.
Bayram namazı camide kılındıktan sonra vakit geçirmeden aile ile birlikte bayramlaşmalı ve öncelikle anne-baba ziyaret edildikten sonra sırasıyla yakın ailenin yaşlılarından başlayıp dost ve akrabalar ziyaret edilmelidir, buna imkan yoksa telefonla zaman kaybetmeden aranmalıdır.
Çocukların cemaate alışıp sosyalleşmesine katkıda bulunması için onların da sabah erkenden camiye bayram namazına götürülüp o manevi atmosfer tattırılmalıdır.
Türkiye dışında yaşayanlar, kanun ve temayüller doğrultusunda okula giden çocuğu için bayram günlerinde izin alınması hususunda haklarını aramalıdır.


Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Sorularla İslamiyet, Ömer Nasuhi Bilmen İlmihal, Hadisler, derlemeler ve özel eklemeler. 09.09.2010 – Sinan Özen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: