Gönderen: camimiz.com ditib.net DİTİB Recklinghausen | 15/10/2010

Ruhun gıdası ibadettir

Ruhun gıdası ibadettir

بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالإِنسَ إِلا لِيَعْبُدُونِ
Bismillahirrahmanirrahim
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”
[Tin suresi, ayet 4]
Aziz Müminler!
Mükemmel bir plana göre yaratılan ve kusursuz bir şekilde işleyen kainatta, hiçbir varlık gayesiz ve vazifesiz yaratılmamış ve hiçbir canlı da rehbersiz bırakılmamıştır. Eşref-i mahlukat, [1] yani yaratılmışların en üstünü olan insanın yaratılış amacı ve hikmeti de Allah’ı tanımak, O’na kulluk etmektir. Yüce Rabbimiz bizlere bu hususu şöyle beyan ediyor: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” [2]
Allah (c.c.), insanı yaratırken, kul olacak fıtratta ve kıvamda yaratmıştır. Yani kulluk, beşerin fıtratında vardır. Ancak insan, çok kere bu fıtratı kötü ve yanlış yerlere yöneltmiştir. İnsanoğlu taş, ağaç, yıldız, insan, hayvan, ay ve güneş gibi ibadete asla layık olmayan, Allah’ın yarattığı aciz, zayıf varlıkları, “varlık” makamından, Allah’a ortak koşma seviyesine yüceltmiştir. Bu da insanın fıtratının bozulması demektir.
Muhterem Müminler!
İman, İslam’ı dil ile ikrar, kalp ile tasdikten ibarettir. Ancak arzu edilen neticeyi elde edebilmek için, imanın amel ile takviye edilmesi ve desteklenmesi şarttır. Bir takım kimselerin “Kalbin temizliğine ve iyi niyete bakılır. Benim kalbim de temiz. İbadetler çok önemli değildir” demeleri, dinin, göstergelerini yıkmaktan başka bir anlam taşımaz. Çünkü kalp, sadece Allah’ı zikretmekle ve ibadetlerle temizlenir.
Bedenimizin gıdaya ihtiyacı olduğu gibi ruhumuzun da manevi gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası ibadetlerdir. Çünkü ibadetler imanımızı kuvvetlendirerek, bizi ahlak ve fazilet sahibi olgun bir mümin haline getirir. Böylece dünyada huzura, ahirette azaptan kurtulmamıza ve ebedi saadet yurdu olan Cennet’e kavuşmamıza vesile olur.
İslam’ın şartları olarak saydığımız namaz, oruç, zekat ve hac, ibadetlerin özeti veya temeli olarak da nitelendirilebilir. Bizler bu esas ve temel üzerine diğer ibadetleri de ekleyerek asıl binayı kurmakla görevliyiz.
Hz. Aişe (r.a) Peygamber Efendimizin ibadet hayatı ile ilgili şu hatırayı anlatıyor: “Peygamberimiz geceleri mübarek ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Ben kendisine; ‘Ey Allah’ın Resulü, geçmişte işlenmiş ve gelecekte işlenmesi muhtemel bulunan günahlarını Allah Teala bağışladığı halde niçin bu kadar yoruluyorsun?’ diye sorduğumda, Peygamberimiz; ‘Ya Ayşe, Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı’ buyurdu” [3]  Peygamber Efendımizin bu sözü de bizleri derinden düşündürmelidir.
O halde dünya hayatını mutlu ve huzurlu bir şekilde geçirip ahirette de zarara uğramamanın ve hüsranda kalmamanın tek çıkar yolu, iman ettikten sonra yapılması gereken ibadetleri yapmaktır.
Hutbemi bir Ayet-i Kerime’nin meali ile bitirmek istiyorum: “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin. Umulur ki böylece korunmuş olursunuz. [4]
[1] Tin, 95/4.
[2] Zariyat, 51/56.
[3] Buhari, Teheccüt, 6; Müslim, Kitabu Sıfati’l Müsafirine ve Kasrihim, 18.
[4] Bakara, 2/21.
Mehmet CEBECİ
Bielefeld Merkez Camii Din Görevlisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: